Yabancılar için Türkçe “Zarf Fiiller -(y)ken”

Zarf Fiiller “-(y)ken”

Sonuna geldiği sözcüğe durum ve zaman anlamı verir. Cümlenin anlamına göre geçmiş, şimdiki ya da gelecek zamanı gösterir.

(This gerund has the same meaning with ‘when’ and ‘while’. It can be used in past, present continuous and future tenses.)

 

1) Fiil + Zaman Eki + -(y)ken

a) Fiil + Geniş Zaman / Şimdiki Zaman + -(y)ken

Genellikle birbirlerinin yerine kullanılabilir. En çok geniş zaman ile kullanılır. Cümlede “Ne zaman?” sorusunun cevabını verir. İki fiil birlikte, aynı ya da farklı zamanlarda gerçekleşir. Bir iş olurken başka bir iş daha gerçekleşiyor.

Örnek Cümleler:

Ben eve giderken yağmur başladı. (Ne zaman yağmur başladı? Ben eve giderken)

Top oynarken ayağımı incittim. (Ne zaman ayağımı incittim? Top oynarken)

Televizyon seyrederken elektrik gitti. (Ne zaman elektrik gitti? Televizyon seyrederken)

Sinemadan dönerken onu gördüm. (Ne zaman onu gördüm? Sinemadan dönerken)

Odamda ders çalışırken birden/aniden kapı çaldı. (Ne zaman kapı çaldı? Odamda ders çalışırken)

Futbol oynarken düştüm ve bacağım kırıldı. (Ne zaman düştüm ve bacağımı kırdı? Futbol oynarken)

İstanbul’da gezerken Ali hocayı gördüm. (Ne zaman Ali hocayı gördüm? İstanbul’da gezerken)

Araba kullanırken lütfen cep telefonu ile konuşmayın. (Ne zaman cep telefonu ile konuşmayın? Araba kullanırken)

Ders çalışırken müzik dinlemeyi sevmem. (Ne zaman müzik dinlemeyi sevmem? Ders çalışırken)

Annem yemek yaparken ben temizlik yapacağım. (Ne zaman temizlik yapacağım? Annem yemek yaparken)

Otobüsle seyahat ederken genellikle uyurum. (Ne zaman uyurum? Otobüsle seyahat ederken)

Dün kitap okurken arkadaşım aradı. (Ne zaman arkadaşım aradı? Dün kitap okurken)

Ders çalışırken elektrikler kesildi. (Ne zaman elektrikler kesildi? Ders çalışırken)

Siz öğleden sonra dinlenirken ben ders anlatacağım. (Ne zaman ders anlatacağım? Siz dinlenirken)

Sen marketten sebze alırken ben de tavuk alayım. (Ne zaman tavuk alayım? Sen sebze alırken)

Örnek Cümleler:

  • Ben spor yaparken müzik dinliyorum.
  • Ben uyurken ders başlamış.
  • Kar yağıyorken / yağarken kar topu oynamayı çok severim.
  • Ben yemek yaparken arkadaşlarım eve geldi.
  • Araba kullanırken cep telefonum çaldı.
  • Markete giderken sizi gördüm.
  • Evden çıkarken anahtarımı kapıda unuttum.
  • Ders dinlerken kimseyle konuşmam.
  • Parkta gezerken sınıf arkadaşlarımı gördüm.
  • Dün gece eve gelirken bir trafik kazası oldu.
  • Ben mutfağa girerken kapı çaldı.
  • Ben evi temizlerken sen alışveriş yap.
  • Ali hoca ders anlatırken ben yemek yiyorum.
  • Evi temizlerken müzik dinliyorum.
  • Kütüphanede ders çalışırken arkadaşım aradı.
  • Çarşıda gezerken arkadaşımı gördüm.
  • Alışveriş yaparken annem beni aradı.
  • Ben evden çıkarken eve misafir gelmiş.
  • Dolmuşa binerken cüzdanımı düşürdüm.
  • Ben yemek yaparken telefonla konuşuyorum.
  • Ben otobüsle seyahat ederken müzik dinlerim.
  • Nabila yemek yerken film izliyor.

b) Fiil + Gelecek Zaman + -(y)ken (-(y)AcAkken)

Bir iş “gerçekleşmeden hemen önce” “gerçekleşmesine çok az kala” başka bir iş olur. Genellikle “Tam, Az kalsın, Az daha” kelimeleri ile kullanılır.

Örnek Cümleler:

  • Tam dışarı çıkacakken yağmur başladı.
  • O kıyafeti alacakken indirim bitti.
  • Ödevlerimi yapmaya başlayacakken elektrikler kesildi.
  • Banyo yapacakken sular kesildi.
  • Tam “seni seviyorum” diyecekken uyandım 🙂
  • Tam oturup televizyonu açacakken misafirler geldi.
  • Tam evden çıkacakken telefonum çaldı.
  • Sınav başlayacakken birden bilgisayarım kapandı.
  • Tam annemle konuşacakken telefonumun şarjı bitti.
  • Tatile çıkacakken Korona virüs başladı.
  • Türkiye’yi gezecekken karantina başladı.
  • Tam ders başlayacakken internetimde problem oldu.
  • Tam üniversiteye başlayacakken Korona virüs tüm dünyaya yayıldı.
  • Tam araba kullanacakken lastik patladı.
  • Tam yemek hazırlayacakken gaz bitti.
  • Tam kaza olacakken şoför frene bastı.
  • Tam uyuyacakken mutfaktan bir ses duydum.

Not: -(y)AcAkken cümleye “…. yerine” (fikir değiştirme) anlamı verebilir.

Örnek Cümleler:

  • Çay içecekken kahve içmişler.
  • Sinemada film izleyecekken evde film izledik.
  • Futbol oynayacakken basketbol oynadık.

c) Fiil + Öğrenilen Geçmiş Zaman + -(y)ken (-mIşken) O sırada / O esnada (Meanwhile)

“Bir iş ile birlikte planda olmayan farklı bir iş daha yapma” anlamı vardır.

 

Ben markete gidiyorum. Bir şey ister misin?

Markete gidiyorsun bana da bir ekmek alır mısın?

Markete gitmişken bana da bir ekmek alır mısın? (O sırada, o esnada)

 

Kantine gidiyorum. Bir şey ister misin?

Kantine gidiyorsun bana da bir kahve alır mısın?

Kantine gitmişken bana da bir kahve alır mısın?

 

Plan 1: Arkadaşınla buluşmak için çarşıya gidiyorsun

Arkadaşınla çarşıda buluştun.

Arkadaşımla buluştuktan sonra vaktin kaldı ya da fikir değiştirdin.

Çarşıya gelmişken alışveriş de yapayım. (Planda olmayan başka bir işi daha yapıyorum)

 

Plan 2: İstanbul’a gezmeye gidiyorum.

İstanbul’a gittim ve gezdim.

Hala vaktim var.

İstanbul’a gelmişken Ayşe’yle de buluşacağım.

2) Yer / Mekan İsmi + -DA + -(y)ken / değilken

  • Ben üniversitedeyken çok çalışkandım. (ne zaman?)(üniversitedeyken)
  • Ahmet Türkiye’deyken iki dil öğrendi. (Ne zaman?)
  • Kardeşim otobüsteyken cüzdanını düşürmüş.
  • Sen yanımdayken her şeyi unutuyorum.
  • Ben sokaktayken eski arkadaşımla karşılaştım.
  • Aslı odadayken annesi mutfakta yemek pişiriyordu.
  • Ben Sakarya’dayken bütün arkadaşlarım ülkesindeydi.
  • Sen toplantıdayken ben seni dışarda bekleyeceğim.
  • Biz kantindeyken öğretmen derse başlamış.
  • Yaz tatilinde siz Antalya’dayken biz İzmir’de olacağız.
  • Annem işteyken kardeşim evde ders çalışır.
  • Zeynep İstanbul’dayken birçok yeri gezmiş, fotoğraf çekmiş.
  • Ben Kenya’dayken her hafta sonu sinemaya gidiyordum.
  • Ben Tömer’deyken her sabah derslere geç kalırdım.
  • Maimuna Kenya’dayken Türkçe öğrendi.
  • Biz dışarıdayken eve misafir gelmiş.
  • Ben Ürdün’deyken bir trafik kazası yaptım.
  • Esra Sudan’dayken araba kullanıyordu.
  • Biz lisedeyken İngilizce ve Rusça öğrendik.
  • Ben ilkokuldayken aşık oldum.
  • İlnara evdeyken babaannem tatlı yaptı.
  • Biz Priştina’dayken çok güzel bir yemek yedik.
  • Parktayken arkadaşımı gördüm.
  • Ben A1’deyken hiçbir şey anlamıyordum. Herkes bir şey söylüyordu ama ben sadece dinliyordum.
  • Sakarya’dayken denize gittim.
  • Biz dışarıdayken babam eve gelmiş.

Olumsuz = değilken / yokken

  • Ben ülkemde değilken kardeşim hastalanmış.
  • Ben derste değilken / yokken Ali hoca yeni bir gramer anlatmış.
  • Ben yurtta değilken elektrikler kesilmiş.
  • Akmal derste yokken herkes çok mutlu oluyor. 🙂
  • Biz piknikte değilken yağmur yağmış.
  • Biz AVM’de değilken indirim başlamış.
  • Esra ülkesinde değilken kardeşi evlenmiş.

3) Sıfat / İsim + -(y)ken / değilken

  • Ben çocukken çok zayıftım. (ne zaman?)
  • Siz gençken zayıf mıydınız? (ne zaman?)
  • Bazı insanlar üzgünken evden çıkmazlar. (ne zaman?)
  • Biz zenginken çok arkadaşımız vardı ama şimdi yok.
  • Sen öğrenciyken çok çalışkandın.
  • O hastayken çok uyur.
  • Çocuklar mutluyken dünya daha güzel.
  • Ahmet hastayken arkadaşları sinemaya gitti.
  • Ben oruçluyken çok sinirli olurum.
  • Ben çocukken, küçükken her gün akşama kadar sokakta oyun oynuyordum.
  • Ben öğrenciyken Sakarya’da yaşıyordum.
  • Ahmet öğrenciyken her sabah geç kalkardı.
  • Ben küçükken çok hastaymışım.
  • Biz çocukken çok yaramazdık.
  • Sen gençken çok yakışıklıydın ve üç tane sevgilin vardı. 🙂
  • Biz yorgunken hemen uyuruz.
  • Ben mutsuzken çok fazla yemek yerim.
  • Kadınlar mutsuzken çok fazla çikolata yer ve alışveriş yapar.
  • Ben mutluyken kitap okurum / arkadaşlarıma yemek ısmarlarım / çok gülerim.
  • Ben üzgünken annemle konuşurum.
  • İnsanlar yaşlıyken çocuk gibi oluyor.

Ali Nacakçıoğlu

Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi / yabancilaricinturkce.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: Kopyalanmaya Kapalı